MUHABBETCİYİZ  

Düş Karası Yollar

Esra Güzelipek icinde Düş Karası Yollar konusu , Düş Karası Yollar / Düş karası yollardasın artık… Yürüyebildiğin kadar… / Sen de anladın, düşsüzlükten ölünmüyor ama hala emin değilsin, kendi türkünü söyleyemediğin yerlerde var mıdır hayat? Hatırlamaya kıyamadığın anlarda ...


Go Back   MUHABBETCİYİZ > Ask ve Sevgi > Aşk'a Dair > Şairlerimizden Şiirler > D.E.F > Esra Güzelipek

MUHABBETCİYİZ forumlarında Esra Güzelipek bölümü

Konu ile alakalı etiketler:
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-07-2009, 01:26   #1
ÜYE
 
DoLuNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 5.999
Teşekkürleri: 111
105 mesajına 108 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
DoLuNaY is on a distinguished road
Standart Düş Karası Yollar

Düş Karası Yollar

/ Düş karası yollardasın artık… Yürüyebildiğin kadar… /
Sen de anladın, düşsüzlükten ölünmüyor ama hala emin değilsin, kendi türkünü söyleyemediğin yerlerde var mıdır hayat?
Hatırlamaya kıyamadığın anlarda çıban, seyretmeye doyamadığın dağlarda zalim bir çoban lekesi var… "Kim yaptı bunu… Neden oldu?" diye binlerce kez inlettin gecelerini… Cevap bulamadın… Bir akşamüstü eve dönerken, yolda karşılaştığın ve yüzüne yokluk nakşeden, kimsesiz bir çocuğun bakışında anladın en çok çaresizliği… Dünyayı değiştirebilen var mı?
Sordun…“Bir çorba ısmarlasan bu sokak çocuğuna, bütün açlar doyar mı?”

"Doymaz," dedin… Vazgeçtin… Sonucu değiştiremeyeceğini biliyordun… Bilmediğin, o anda binlercesiyle, aynı soruya aynı cevabı verdiğindi… Ve aynı anda binlerce tas çorbanın çöpe döküldüğü idi…
Nerde yanlış yaptı dünya? Ne zaman saptın sen bir ezberin yaşandığı sokağa? Yoksa aslında doğduğun sokak mıydı orası?
Cevap yok…
“Sen” olduğunda sen, bitip tükenmez görünen engeller örüyor zaman… Olmadığında, hep bir delik bırakıyor nefesinin deseninde…
Herkes kendini koysaydı ortaya, ne olurdu?

Çekseydi “düşünceyi” aradan ve kalakalsaydı kalbiyle orta yerde, nasıl olurdu hayat?
Düşünmedin…
Acıdan kavrulurken ve yok olmayı isterken de, sana öğretilen acizliğini yaşıyordun…
Var olmanı buyurmuştu oysa Tanrı… Sadece bu… Var olmak…

Güzleşen gözlerini çevirip gökyüzüne, göçmen kuşlara kızdın, vakti geldiğinde göç edemedin diye…
Arılara kızdın, sevdiğin bal dudaklardan vazgeçtin diye…
Oysa, kendini yaşıyordu arılar ve kuşlar, sen itelerken varlığını ezberinden…

………………………………………………………………………………
Cuma salâsı veriliyordu memlekette ve bir kadının “dudağı” kanıyordu… Bir kelimelik öpücüğündü tuzu… Esirgedin…
Esirgedin çünkü kelimeden öpücük, öpücükten tuz olmazdı…
Düş karası yollardasın artık… Yürüyebildiğin kadar…
__________________


Hüzün, bazı ruhların tek giyimlik elbisesidir.
Çıkardığında, çıplak kalırsın.
Ve senin çıplaklığın, insanların göz çukurlarına sığmaz.

DoLuNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hindistan'daki Harika Yollar DoLuNaY Yurtdışı 0 03-22-2009 19:14
Yürünecek Yollar DoLuNaY Doga ve Manzara Resimleri 0 03-22-2009 19:12


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:01.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO
Copyright ©2006 - 2009 SAFAKUYGUR

SİTEMAP Sanalda1numara Modpark