![]() |
KARADENİZ BÖLGESİ icinde Sakarya'nın "Sapancası" konusu , Sakarya'nın "Sapancası" Bilinen yazılı belgelere göre M.Ö. 1200 yıllarında Frigyalılar’ ın (Frigians) bölgeye gelmesiyle, bir yerleşim yeri olarak adı geçen Sapanca, gerçek anlamda M.Ö 378 yılında Bitinya Krallığı (Bithynia Kingdom) ...
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
ÜYE
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 5.999
Teşekkürleri: 111
105 mesajına 108 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 ![]() |
Sakarya'nın "Sapancası"
Bilinen yazılı belgelere göre M.Ö. 1200 yıllarında Frigyalılar’ ın (Frigians) bölgeye gelmesiyle, bir yerleşim yeri olarak adı geçen Sapanca, gerçek anlamda M.Ö 378 yılında Bitinya Krallığı (Bithynia Kingdom) tarafından kurulmuştur. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Buanes, Sofhan veya Sofhange adıyla anıldığı belirtilmektedir. Sapanca ve Sapanca Gölü yabancı tarihi kaynaklarda Ayan Gölü, Sabandja veya Sabandghe olarak anılmaktadır. Sapanca Gölü ve buna ait bazı tasarılar Bitinya Krallığı (Bithynia Kingdom) zamanında da söz konusu olmuştır. O zamanlar İzmit (Nicomedia) krallığın başkentidir. Nicomedia Valisi olan Plinius, Karadeniz’ i (Euxine Pontus) Sakarya Nehri’ ni (Sakkaria, Sangarius, Sangarius River) kullanarak Sapanca Gölü’ ne (Lake of Sabandja) ulaşmayı, buradan da İzmit Körfezi’ ne (Astecanus Sinus, Gulf of Astacus, Golphe D’Ismid, Golphe De Nicomedia, Gulf of Ismid, Gulf of Izmit, Gulf of Nicomedia, See of Nicomedia) varmayı amaçlayan bir proje üzerinde çalışmıştır. Ama bu proje, Osmanlı zamanında da düşünülüp denemeye çalışılsa da günümüze dek gerçekleştirilememiş bir projedir. 1890 yılında Sapanca’ ya gelen Demiryolu yukarıda söz edilen dar kıyıdan yarma açılmak sureti ile geçirilmiştir. Demiryolunun inşasından sonra kara yolu ihmal edilmiş ve az kullanılır olmuştur. Cumhuriyet devrinde karayolu gölün dar kıyısından değil, yamaçların gerisinden geçirilmiştir. Böylece kasaba tarihi ulaşım yolu görevini hem demiryolu hem de kara yolu ile yerine getirmeye devam etmiştir. 1950’li yıllarda E-5 Karayolu’nun gölün karşı kıyısından geçirilmesiyle Sapanca bir müddet önemini yitirir gibi olmuşsa da 1989 yılında TEM yolunun ilçeden geçmesi ile tarihi misyonuna yeniden kavuşmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesi ve Tarihçi Hoca Saadeddin Efendi’ nin Kayıtlarında Sapanca ve Çevresi 1640 yılında Erzurum seyahatine giderken kasabadan geçen Evliye Çelebi, kasaba hakkında şu bilgileri vermektedir. ‘’Bir zamanlar İzmitli bir ihtiyar buradaki orman ve çalıları temizleyerek saban yürüttüğünden ‘Sabancı Koca’ adı ile bir köy kurulur. Sonra zaman geçtikçe mamur bir hale gelerek Kanuni Sultan Süleyman zamanında kasaba olmuştur.’’ İlçede tarihi eser olarak Rüstem Paşa Camii, Rahime Sultan Camii, Hasan Fehmi Paşa Camii, Camii Cedit ve Yeni Cami bulunmaktadır. Vaktiyle İpek Yolu’nun geçtiği ve hali hazırda Sapanca Mezarlığı’nın giriş kapısından güney tarafa geçiş yolu üzerinde bulunan Vecihi Kapısı Osmanlı mimarisinden kalma geçmişe ait eserler arasındadır ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
__________________
![]() ![]() Hüzün, bazı ruhların tek giyimlik elbisesidir. Çıkardığında, çıplak kalırsın. Ve senin çıplaklığın, insanların göz çukurlarına sığmaz. |
||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|